16 Mayıs 2017 Salı

BİR İDAM MAHKUMUNUN SON GÜNÜ


BİR İDAM MAHKUMUNUN SON GÜNÜ

(Le Dernier Jour D'un Condamne)

Victor Hugo

1829

Fransızca Aslından Çeviren: Volkan Yalçıntoku

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

7. Basım - Ocak 2017

92 sayfa


İdam cezasının kaldırılması için yazılmış bir kitap.

Önsözde "Bu kitap herhangi bir hakime yazılmıştır." diyor.

Hakimin ruhunun derinliklerine inip orada bir insanla karşılaşmayı umuyor.

Bazı idam hikayeleri anlatıyor önsözde. Giyotinle onlarca defa denenmesine rağmen bir türlü kafası bedeninden ayrılamayan mahkumun acısı ve buna seyirci kalan hakim. Bu hakime çok serzenişte bulunuyor yazar. "Arabasının penceresinin arkasında bir adamın katledilişini izlerken ne yapıyordu?" diye soruyor.

Sonra bir idam mahkumunun son günlerini anlatmaya başlıyor.

İdam mahkumunun kendi kaleminden okuyoruz bu kısımları. Annesini, karısını ve kızını düşünüyor. 

Annesi hastaymış. Karısı delirmek üzereymiş. Kızı için daha çok üzülüyor. 

Kendisi idam edildikten sonra onların ne yapacağını, bu durumda tek cezalandırılanın kendisi olmadığını düşünüyor.

Kızıyla son kez görüşmesi ise oldukça dokunaklı. Çünkü kızı onu tanımıyor:

"Ne yazık! Dünyada sadece tek bir varlığı sevmek, onu bütün kalbiyle sevmek ve karşınızda durup size bakar, cevap verir, konuşurken, sizi tanımadığını fark etmek!"

*

Avukatı, idam cezasını kürek cezasına çevirtebileceğini söylüyor. Ama mahkum bunu istemiyor. 

Ölmek kürek cezasından daha iyidir diye düşünüyor. Fakat idam anı yaklaşınca fikri değişiyor:

"Çabuk avukatımı çağırın! Kürek mahkumu olmak istiyorum. Bir kürek mahkumu yürür, gider gelir, güneşi görmeye devam eder."

*

Anbean hissettiriyor kitap idam mahkumunun nasıl duygular içinde olduğunu.

*

Kitapta önsözden sonra kitabın basımının ardından gelen tepkilere  yer verilmiş. Sinir bozucu, iğrenç, berbat bulunmuş.

O dönem kimileri bunun bir İngiliz, kimileri de bir Amerikan kitabı olduğunu iddia etmiş. Dış güçler hezeyanı Fransa diyarlarında da varmış demek ki.

*

Victor Hugo'nun 1800'lerde kaldırılması gerektiğini savunduğu idamın 2017 itibariyle olması gerektiğini düşünenlerle birlikte yaşıyoruz.


2 yorum:

  1. Medeniyeti iki asır geriden takip etmemiz beni de kahrediyor maalesef:(

    YanıtlaSil